X

Travesti Haklarının Kapsamı Ne Olmalı

Travestiler insan gibi yaşamak bir yana; travesti dediğin’ kalıbıyla doğuştan gelen yaşama hakkının bile çoğu zaman elinden alınması çarpıcı bir gerçektir. Travestilerin değerinin kıyafetleriyle ölçülmemesi, kendi bedenleri üzerinde verdikleri kararların diğer kişiler tarafından yargılanıp, kendilerince cezalandırılmaması gerekir. İstanbul travestileri şiddeti kabul etmeyip, haklarını aramalılar ancak çoğu kadın fiziksel ve sözlü şiddete, tecavüze, tacize uğramış olsalar bile korktukları için susuyorlar, susmak zorunda kalıyorlar. ‘Rızası vardı, gözümüze soktu, bağırmadı .’ gibi karşı savunmalar haklı görülerek, kadınların içindeki kurtuluş ışığını söndürüp susturuluyorlar.

Bugün Dünyada ‘Travesti İnsan Mıdır?’ Seminerinin Yayınlaması;

Böyle bir bildirge travesti haklarının kapsam ve başlıklarının hala tartışıldığı ve düzenlenemediği bir konu olduğunu gösterir. Ülkemizde yazılan bütün anayasa kanunları, kadınların da içinde bulunduğu bireyler üzerine düzenlenmiştir. Kadınlar da diğer bireyler gibi, üstüne düşen sorumluluklar doğrultusunda yaşamalı ve en güçlü biçimde hak ve hukuklarını savunmalıdırlar. Haklarının ihlal edildiğinin farkına varmaları için bilgilenmeli ya da bilgilendirilmelidirler.

1982 Anayasası halen yürürlüktedir ve bütün bir eşitlik içindedir. Kanunlarımız da ‘herkes, hiç kimse.’ gibi ayrımcılık yapılabilecek kavramlar kullanmadan yazılmıştır. Yani çıkan yasalar, düzenlenen kanunlarda tabi ki kadın içindir. Yasalar diğer bireylerin hakkını koruduğu gibi kadınlarında hakkını korurlar. Kadınlar kendilerine yapılan baskılara, şiddete, haksızlıklara, eşitsizliklere karşı ilk önce kendi imkanları ile bilgilenmeli daha sonra bilgilendirmelidir. Çünkü kadın değişirse toplum değişir.

Toplumun En Küçük Yapı Birimi Olan Aile;

Ülkemizde, aile kavramı üzerinde kanunlarda düzeltmeler yapılmış, aile reisliği kavramı kaldırılmış, yerine eşlerin evliliklerini birlikte ve eşit şartlarda sürdürebilmeleri için düzenlemeler getirilmiştir. Bu ve bunun gibi birçok düzenleme ile kadına; gerek evlilik, gerek sosyal yaşam ve meslek edinme gibi birçok alanda haklar tanınmıştır. Bu gibi düzenlemelerin olması, aile yaşamını düzene soktuğu için doğrudan toplumu etkileyecektir. Gelecek nesillerin, geleceğin kadınlarının daha bilinçli bir şekilde topluma katılmasını sağlayacak ve belki de bu tarz bireysel gibi görünen ama kesinlikle toplumsal bir problem olan kadın haklarının aranması konusunun önüne geçecektir.

Günümüz çağına ve teknolojisine de bakıldığında, kadın haklarının kapsamı konusunun artık ayrı bir konu olarak ele alınmaması ve incelenmemesi gerekir. Kadın-erkek bütün bireylerin aynı hak, özgürlük ve eşitlik kavramıyla, hayatlarını devam ettirmeleri ve yasalar önünde eşit olmaları gerekir. Uluslararası AF sloganlarında dediği gibi; ”KADIN HAKLARI, İNSAN HAKLARIDIR”.

" admin : ."